Afyonkarahisar’da güvenliğin sadece kurallarla değil, gönülle de sağlanabileceğini gösteren bir isim var: Ahmet Birtan Erol.
Göreve başladığı ilk günden itibaren makam odasına kapanmak yerine sokakları tercih eden bir anlayışla hareket etti.
Çünkü o, güvenliğin yalnızca suçla mücadeleyle değil, insanla kurulan bağla güçleneceğini biliyordu.
Afyonkarahisar’da bir emniyet müdüründen beklenenin ötesine geçerek, adeta şehrin bir evladı gibi davrandı.
Sivil toplum kuruluşlarının davetlerine katılması, özellikle çocuklara ve gençlere gösterdiği ilgi, onun merhametli yönünü açıkça ortaya koyuyor.
Bir çocuğun gözlerindeki umudu görmek, bir gencin hayaline dokunmak…
Bunlar belki istatistiklere girmez ama bir şehrin ruhunu ayakta tutan en kıymetli değerlerdir.
Esnafla kurduğu samimi diyaloglar, çay ocağında edilen kısa sohbetler, hal hatır sormalar…
Tüm bunlar, Afyonkarahisar sokaklarında güven duygusunu pekiştiriyor.
Çünkü insanlar, karşılarında sadece bir üniforma değil; kendilerini anlayan, dinleyen ve önemseyen bir yürek görüyor.
Belki de en anlamlı anlar; cadde ve sokaklarda vatandaşla kucaklaştığı, “Bir ihtiyacınız var mı?” diye sorduğu o içten anlar…
İşte o anlarda devlet ile millet arasındaki mesafe ortadan kalkıyor. Güven, sadece sağlanan bir hizmet değil; hissedilen bir duyguya dönüşüyor.
Başarı dediğimiz şey, bazen büyük operasyonlarla ölçülür.
Ama bazen de bir annenin içinin rahat olması, bir çocuğun korkmadan sokağa çıkabilmesi, bir esnafın dükkânını huzurla açabilmesidir.
Ahmet Birtan Erol, işte bu görünmeyen ama en değerli başarıların mimarlarından biri olarak öne çıkıyor.
Merhametiyle, samimiyetiyle ve insan odaklı yaklaşımıyla Afyonkarahisar’da sadece bir görev yapmıyor; gönüllerde yer ediniyor.
Ve belki de en büyük başarı budur:
Üniformanın ardında, insan kalabilmek… Velhasıl afyonhalkı sizi seviyor sizde afyonkarahisar Halkını