Rasim Gül

Tarih: 21.07.2019 13:10

AKSARAY’da KİŞİLİKLE OYNANIRKEN SUSANLAR

Facebook Twitter Linked-in

İlimizde yer yer, kişilikle ve haysiyetle oynamak vakayı adiyeden sayılmaya başladı. Yazıklar olsun insanların haysiyetiyle oynayanlara ve de müdahil olması gerekipte susanlara. 

Hatta o kadar ileri gidiyor ki akla mantığa, insanlığa, edebe, adaba aykırı şekilde, sözler söyleniyor.  En acısı da ipe sapa sığmayacak lafları eden ve yazan, edepten yoksun kişiler bir de alkış alıyor.

Basınımızın, durumunda da sakıncalı haller mevcut. Evvela Aksaray’da basının güçlü olması ve emeğinin karşılığını alabilmesi için birlik ve beraberliğe şiddetle ihtiyacı var.

Hür ve özgür basını Aksaray’da hayata geçirmek gayet kolay ve de basit. En başta gelen basın mensubu hiç kimsenin yanında ve karşısında olmamalı sadece gerçeklerin yanında olmalı 

Siyasetçi ile basın bir tahterevallinin iki ucunda görev yapıyorlar. Siyasetçi olmazsa, basın olmaz, basın olmazsa siyasetçiden kimsenin haberi olmaz. Bu durumda İkiside birbirine muhtaç durumda. Basını özgür olmayan ülkede de demokrasi olmaz.

Basının görevi, gerçekleri halka yansıtmaktır. Gerçekleri yansıtırken de siyasetçiye alet olmamaktır. Basın partili olabilir ancak yazı ve haberlerine parti penceresinden bakarak yapmaz ve yazmaz.

Siyasetçide aklınca basını kullanarak bir yerlere varma hedefini seçtiğinde kesinlikle yanlış yaptığının bir gün farkına varınca eyvah diyecek ancak iş işten geçmiş olacaktır. Çünkü çok dost kaybetmiş, çokta düşman kazanmıştır

Bizce Aksaray’da huzuru, barışı, kardeşliği ve birliği sağlamak, güçlü Aksaray’ı inşa etmek için başta valiye, milletvekillerine, rektöre, belediye başkanına çok ama çok büyük görev düşmektedir.

Devleti, hükumeti, Üniversiteyi ve Belediyeyi temsil etme mevkiinde bulunan bu yetkililer, temsil ettikleri yerlerde basını kollama ve gözetme konularında ADALETLİ ve HAKKANİYETE uygun muamele yapmalılardır. En ufak taraf tuttukları zaman bir çuval incir berbat olur.

 Halkımızın birliği, dirliği adına valimizin yer yer özellikle basın- bürokrasi ve siyasiler arasında uygun olmayan durumlar, Devletimizi temsilen hakemlik yapmasını bekleriz.

Haksızlık ve kötülük yapanların, bir gün karşılığını göreceğini hiç aklından çıkarmamalı. Diyelim ki birileri, birilerinin ekmeğiyle ve şerefi ile oynadı, çok kurnazca ve iblisçe senaryolar geliştirdi inanıyorum ki Ahirete kalmadan başkalarına kurduğu tuzaklar bir gün kendisine veya evladı iyaline döner.

‘’Etme bulursun, inleme ölürsün’’, ‘’ Eden bulur’’ gibi yüzlerce güzel sözlerimizi bilmeyenimiz yoktur. Aceba insanlar bile bile kendi gözlerini, parmaklarını sokarak neden kör ederler?

24 Temmuz 1908 tarihinde Türk basınında sansürün kaldırılması ile özgürlük yolunda önemli bir adım atıldığı için; 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Aradan geçen 111 senede Ülkemizde olmadık olaylar kalmadı, ancak basın asla hür olmadı. Basının hür olmadığı, baskı altında olduğu bir ülke halkı da asla hür olamaz. Bu gün basın hürdür sözünü kim söylerse, sadece kargalar güler.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —