Abbas Satır


O’NU TANIDIĞIMDA ADI NICOLEDÜ

O’NU TANIDIĞIMDA ADI NICOLEDÜ


Sevgisi uğruna, doğduğu toprakları, ailesini, alışkanlıklarını, sınırsız dostlarını bırakıp Türkiye´ye geldiğinde de adını değiştirmemişti. 25 yıllık geçmişi ile köprüleri atmış, ama adını ve dinini korumuştu…Kışlalı soyadını alışının ikinci yılındaydı… Altınay´a hamileliğinin de son aylarında… Gözlerinden taşan bir mutlulukla kapıda karşılamıştı beni:

“Hem Türk, hem Müslüman olmak istiyorum… Ben Tanrı´ya inanırım. Senin Tanrın ile benimki farklı değil ki!.. Çocuklarımız iki toplum arasında kalmamalı. Ben de her şeyi seninle, onlarla ve bu toprakların insanlarıyla paylaşabilmeliyim”

Meğer yakın arkadaşlarımla birlikte müftüye gidip konuşmuş. İsmini bile seçmiş. Ama sabredememiş “sürpriz”inin sonuna kadar…O gece “kelime-i şahadet”i sabırla ezberledi. Heyecandan uyuyamadı. Ertesi sabah müftünün yanından çıkarken, elinde artık “Nilgün Kışlalı” olduğunu kanıtlayan bir belge vardı.

Ankara Müftülüğü´nün mühürlü kağıdını anne ve babama göstermek için merdivenleri ikişer ikişer atlayarak çıkarken çok mutluydu. Çünkü bunun onlar için taşıdığı anlamı biliyordu.
Annemle babam ağlarken, O da gözyaşları içindeydi.
***
Her zaman çalıştı.
Sekreterlik yaptı. Mağaza yönetti. Halkla ilişkiler sorumluluğu taşıdı. Protokol danışmanlığı üstlendi… Hem evde çalıştı, hem dışarda. Yaptığı iş ne olursa olsun, çalışmaktan hep onur duydu… Her yaptığı işe yüreğini verdi. Hep başarılı oldu…

Kocası bakanken, 86 metrekarelik sosyal meskeninin bulunduğu binanın merdivenlerini sabunlu sularla silerdi…Komşular hayretler içindeydi. Ama O bundan değil, ancak, gelen yabancı konukların Türklerin temizliği ile ilgili düşüncelerinden utanırdı.
Bütün insanları severdi. Ama O, artık “biz Türkler”den biriydi; “onlar”dan değil.
***
Ulusal günlerde pencereye bayrak asar; Altınay ile Dolunay´a, büyük bir heyecanla Atatürk´ün büyüklüğünü anlatmaya çalışırdı.

Dinsel geleneklere uymak için çaba gösterirdi.

Sorunu olduğunda, içi sıkıldığında Hacıbayram´a gider dua ederdi. Türkçe olarak, içinden geldiği gibi…Ama benzer bir gereksinmeyi yurtdışında da duyduğunda, aynı rahatlık ve gönül huzuru ile güzel bir kiliseye gidip mum dikmekten de çekinmezdi… Ve duasını gene kendine göre yapardı. Çoğunlukla da Türkçe olarak. Onun için din, inanç ve iyilik demekti. Oruç tutar, kurban keser, herkesin yardımına koşardı…
***
Bir yurtdışı resmi gezi dönüşümde, her zamanki gibi uçağın merdivenlerinin ucundaydı. Güneş gözlükleri ile saklanmaya çalışılan kızarmış, şişkin gözler. Dudaklarında zorlama bir gülümseme.
“Ahmet boşanalım” dedi, “benim yüzümden senin siyasal kariyerini yıkacaklar!”

Meğer sağcı basın yokluğumda bir kampanya başlatmış. “Kültür Bakanı´nın Hıristiyan karısı” neler yapmış neler… Koca bakanlığı Hıristiyanlık için kullanan O. Hatta müzelerdeki ikonaları çaldırtıp yurtdışına kaçırtan da O…Evinde yabancı bir kültüre “teslim olmuş” bir Kültür Bakanı.
Sekiz sütun “haberler”… Ve zihnimden silinmeyen köşe yazılarından örnekler… “İkonalar ve Kokonalar”, “Madam Kislali”, daha niceleri…

Nilgün, bana saldırmak için niçin kendisini kullanmaya çalıştıklarını bir türlü anlayamıyordu… Türk ve Müslüman doğmuş olmak, bunları kendi istenci ile benimsemiş olmaktan daha mı önemliydi?
***
Sevgi doluydu.
Çiçekleri, ağaçları, kelebekleri severdi… Kuşları, köpekleri, kedileri severdi… Çocukları, yaşlıları severdi… Tanrı´yı severdi, Atatürk´ü severdi…
“İnsan”ı severdi. Bir hastanedeki umutsuz hastaları her gün ziyaret etmeyi; onları neşelendirmeyi, onlara umut dağıtmayı; paylaştığı acıları içine gömüp, gözyaşlarını eve saklamayı severdi.
Bakanlarla, büyükelçilerle, generallerle, çok ünlü yazarlarla, bilim adamları ile de arkadaştı… Kapıcılarla, bekçilerle, çaycılarla, şoförlerle, işçilerle, koruma polisleri ile de arkadaştı.
O bir “insan”dı…

28 yılını benimle paylaştığı için çok mutlu olduğum, kendimi şanslı saydığım, kendisiyle övündüğüm bir insan.
***
Piaf’ı ve Pavarotti´yi de beğenirdi, Sezen´i ve Gürses´i de.
Dev tenorun olağanüstü sesini, araba dağlardan geçerken, çok yüksek tonda dinlemekten hoşlanırdı. Ölüme yaklaştığımız dakikalarda ise, kasetçalardan süzülüp içimizde bir şeyleri titreten müziğin sözleri kulaklarımdan bir türlü gitmiyor:
“Yine mevsimler geçecek / Yine yapraklar düşecek / Giden sevgililer geri gelmeyecek…”
***
Nedense bana hiç söylememişti.
Türk bayrağı ile gömülmek istediğini ilk kez dostum Şahin Mengü´ye açmış. O “olamayacağını” ne kadar anlatmaya çalıştıysa da vazgeçmemiş. Başka dostlara da bu “rica”sını iletmiş…
Sevgili Mehmet Açıktan, tabutun bir kenarına bayrak eklemeyi başarmıştı… Nilgün toprağa verilirken, Altınay ile Dolunay, bir bayrağı da kefenin üzerine koymayı başardılar…
Fransız ana-babanın Bordolu Türk kızı şimdi
Ankara´da yatıyor.
Ve de benim kalbimde…”
Ahmet Taner KIŞLALI

Eşi Nicole (Nilgün) 1995 yılında bir trafik kazasında ölmüştü. Kışlalı’nın, eşinin ölümü üzerine Cumhuriyet Gazetesi’nde  yazdığı yazıyı okuduğum gün sarsılmıştım; hiç unutamıyorum.. Onun köşe yazısını saklamıştım.

Yukarıda yazdığım yazı, aynen aktardım.

*****

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Türk siyaset biliminin önemli hocası, İzmir Milletvekili ve Bülent Ecevit Hükümetinde Kültür Bakanlığı yapmış değerli bir bilim adamıydı.

Ne  yazık, 21 Ekim 1999 günü saat 09.40'ta Cumhuriyet gazetesine yazdığı son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıktı. 06 GK 377 plakalı aracına yönelen Kışlalı, arabasının üstüne silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp sol eliyle kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama  oldu. Büyük bilim insanı orada hayatını kaybetti.

Bir suikast sonucu yitirdiğimiz Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’nın ölümün 25 yılı.

Nurlar  içinde uyusun.

  • Salı 8.6 ° / 5.4 ° false
  • Çarşamba 7.1 ° / 5.8 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Perşembe 13.1 ° / 6.5 ° Güneşli
  • BIST 100

    16720,34%2,29
  • DOLAR

    43,58% 0,00
  • EURO

    51,95% -0,02
  • GRAM ALTIN

    7101,19% -0,23
  • Ç. ALTIN

    11665,04% 0,00

Zonguldak

10.02.2026

  • İMSAK 06:21
  • GÜNEŞ 07:48
  • ÖĞLE 13:12
  • İKİNDİ 15:59
  • AKŞAM 18:26
  • YATSI 19:48
ATSO BAŞKANI KOÇAŞ’TAN 2026 YILI İÇİN TURİZM VURGUSU ATSO BAŞKANI KOÇAŞ’TAN 2026 YILI İÇİN TURİZM VURGUSU
Köşe Yazarımız Salih Demircier’den Çifte Şiir Kitabı Köşe Yazarımız Salih Demircier’den Çifte Şiir Kitabı
CHP Aksaray Gençlik Kolları’ndan Eskil Çıkarması CHP Aksaray Gençlik Kolları’ndan Eskil Çıkarması
YENİ VALİ DURU, ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ Gençleri karanlık odaklardan kurtaralım YENİ VALİ DURU, ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ Gençleri karanlık odaklardan kurtaralım
Ihlara Vadisi Cam Teras Kış Aylarında da Ziyaretçi Akınına Uğruyor Ihlara Vadisi Cam Teras Kış Aylarında da Ziyaretçi Akınına Uğruyor
Aksaray Milletvekili Altınsoy Sahayı Bırakmıyor: Esnaf ve Vatandaşla Birebir Temas Aksaray Milletvekili Altınsoy Sahayı Bırakmıyor: Esnaf ve Vatandaşla Birebir Temas
Aksaray’da Kardeş Kavgası Cinayetle Sonuçlandı: Katil Zanlısı Yakalandı Aksaray’da Kardeş Kavgası Cinayetle Sonuçlandı: Katil Zanlısı Yakalandı
Aksaray’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti: 1 Ölü Aksaray’da Kardeş Kavgası Kanlı Bitti: 1 Ölü
ŞIRNAKLI Gazetecilerden Deprem Şehitleri Anısına Kan Bağışı ŞIRNAKLI Gazetecilerden Deprem Şehitleri Anısına Kan Bağışı
TİGAD GENEL BAŞKANI GEÇGEL “6 Şubat’ı Unutmadık, Unutturmayacağız” TİGAD GENEL BAŞKANI GEÇGEL “6 Şubat’ı Unutmadık, Unutturmayacağız”
Aksaray’da Tarım İşçilerini Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı: 15 Yaralı Aksaray’da Tarım İşçilerini Taşıyan Minibüs Kaza Yaptı: 15 Yaralı
HEMŞEHRİMİZ ELİTAŞ SGK BAŞKANI OLDU HEMŞEHRİMİZ ELİTAŞ SGK BAŞKANI OLDU
ATSO BAŞKANI KOÇAŞ’TAN BAKAN IŞIKHAN’A TEŞEKKÜR ATSO BAŞKANI KOÇAŞ’TAN BAKAN IŞIKHAN’A TEŞEKKÜR
HİZMET VE YATIRIMLAR GRUP TOPLANTISINDA MASAYA YATIRILDI HİZMET VE YATIRIMLAR GRUP TOPLANTISINDA MASAYA YATIRILDI
Aksaray'da Polis Ekiplerinden Zamanında Müdahale: 800 Bin TL’lik Dolandırıcılık Önledi Aksaray'da Polis Ekiplerinden Zamanında Müdahale: 800 Bin TL’lik Dolandırıcılık Önledi