Okan Geçgel


Kürt sorunu değil, Kürtlerin sorunu

Kürt sorunu değil, Kürtlerin sorunu


 

Kürt sorunu değil, Kürtlerin sorunu

Yıllarca kendi dillerinde türkü söylemeleri dahi yasaklanan, çocuklarına istedikleri isimleri koymalarına izin verilmeyen, çarşıda pazarda ana dillerinde konuşmaları bile suç sayılan Kürtler… Cuntacı zihniyetin yasakçı uygulamalarına maruz kalan bu halkın en temel insani talepleri, o dönemlerde görmezden gelindi.

Oysa talep ettikleri şeyler ne kadar basitti: Ana dilinde konuşmak, türküsünü söylemek, kimliğini özgürce yaşamak ve huzurlu bir hayat sürmek… Fakat bu haklar, dönemin otoriter zihniyeti tarafından engellendi.

Kürtler, genel anlamda inançlı, vatanına ve milletine bağlı insanlardır. Özellikle Şafii mezhebine mensup Kürt toplumu, hiçbir zaman terörle anılmamış, teröre destek vermemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nden ayrılmak, ayrı bir devlet ya da özel bölge talebinde bulunmamıştır. Bu halk, bin yıllardır Türklerle omuz omuza yaşamış, sevinçte ve kederde ortak olmuş, vatan toprağını kendi canı gibi korumuştur.

---

Tarihsel Süreçte Yasaklar ve Kırılma Noktaları

1925 – Şeyh Said İsyanı sonrası dönem:
İsyanın bastırılmasının ardından çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu ve devamında uygulanan sert güvenlik politikaları, Doğu ve Güneydoğu’da toplumsal baskıyı artırdı. Kürtçe yayınlar, şiirler, şarkılar yasaklandı. Yerleşim yerlerinin isimleri Türkçeleştirildi.

1960 Darbesi ve sonrası:
27 Mayıs 1960 darbesiyle birlikte ülkedeki tüm siyasi dengeler sarsıldı. Darbe sonrası Kürt kimliğine yönelik resmi tutum sertleşti; Kürtçe konuşmak kamu alanlarında yasaklandı.

12 Eylül 1980 Darbesi:
Asıl kırılma noktalarından biri 12 Eylül’dü. Darbe sonrası Diyarbakır Cezaevi, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti. İnsanlar kendi dillerinde konuştukları için işkence gördü, türküler yasaklandı, çocuklara Kürtçe isim konulması engellendi.

Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan işkenceler, Kürt halkının hafızasında derin yaralar açtı. Bu yaralar, ilerleyen yıllarda terör örgütlerinin propagandaları için verimli bir zemin oluşturdu.

1990’lı yıllar – Köy boşaltmaları ve faili meçhuller:
PKK terörü ile devletin sert güvenlik politikaları arasında kalan binlerce masum Kürt vatandaşı, köylerinden göç etmek zorunda kaldı. Faili meçhul cinayetler, gözaltında kayıplar, köy yakmalar, Kürt halkının devlete olan güveninde ciddi yaralar açtı.

---

İnançlı Kürtlerin İhanete İtilmesi

İnançlı Kürtler, emperyalist güçlerin ve onların maşası olan terör örgütlerinin çekim alanına itilmiş, kendi öz taleplerinden koparılmıştır. Bu örgütler, önce silahlı eylemlerle, ardından ideolojik tuzaklarla Kürt halkını hedef aldı. Leninist, Marksist ve komünist çizgideki bu yapılar, dini ve milli değerlerden uzak bir zihniyetle Kürtleri temsil etme iddiasına kalkıştı.

İnançlı Kürt toplumu bu zihniyeti hiçbir zaman benimsemedi. Ancak yıllarca uygulanan baskılar, yasaklar ve görmezden gelinen talepler, bu halkı ideolojik dayatmalara karşı savunmasız bıraktı. Böylece, Kürtlerin tavsiye etmediği, benimsemediği bir siyasi hareket “Kürtlerin tek temsilcisiymiş gibi ulusal ve uluslararası arenada lanse edildi. Bugün de maalesef bu siyasi yapı, hâlâ Kürtlerin temsilcisi olduğunu iddia etmekte, emperyalist odakların desteğiyle bu algıyı diri tutmaktadır.

---

Kaybolan Yıllar ve Ekonomik Bedel

Türkiye’nin son 40 yılı, terör belasının gölgesinde geçti. Devletin kaynakları, kalkınmaya, eğitime, teknolojiye harcanması gerekirken, büyük ölçüde güvenlik harcamalarına yöneldi. Yatırımlar ertelendi, bölgesel kalkınma projeleri kesintiye uğradı.

Oysa huzur ortamı sağlanabilseydi, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) çok daha hızlı tamamlanacak, tarım ve enerji gelirleri hem bölgeye hem de ülke ekonomisine katbekat daha fazla katkı sağlayacaktı.

Yalnızca ekonomik olarak değil, insan kaynağı olarak da ağır bir bedel ödendi. Genç nüfus, ya terör örgütlerinin eline düştü ya da işsizlik yüzünden büyük şehirlere göç etmek zorunda kaldı. Bu da hem sosyal dokuyu hem kültürel birliği zedeledi.

---

Gerçek Sorun Ne?

Gerçek şu ki; eğer o günlerde Kürtlerin insani talepleri karşılanmış, kültürel hakları tanınmış, eşit vatandaşlık bilinci güçlendirilmiş olsaydı, bugün Türkiye en az dört kez daha fazla kalkınmış olurdu. Ekonomisi çok daha güçlü, toplumsal birliği ise çok daha sağlam olurdu.

Mesele hiçbir zaman “Kürt sorunu” değildi; mesele, Kürtlerin hak ve özgürlükleri sorunu idi. Bu gerçeği görmeyen her bakış açısı hem Kürtleri hem Türkiye’yi kaybettirir.

Artık bu topraklarda ayrıştırıcı dilin, ideolojik dayatmaların değil; kardeşliğin, adaletin ve eşitliğin hâkim olması gerekiyor. Çünkü Kürt de Türk de bu vatanın asli unsurudur; bu coğrafyanın geleceği, birlik ve beraberlikte yatmaktadır.

  • Salı 3.3 ° / 0.8 ° Orta kuvvetli yağmurlu
  • Çarşamba 4.7 ° / 0.6 ° false
  • Perşembe 8.9 ° / 5.7 ° false
  • BIST 100

    14991,39%0,51
  • DOLAR

    43,10% -0,04
  • EURO

    50,32% 0,24
  • GRAM ALTIN

    6378,52% 2,05
  • Ç. ALTIN

    10268,62% 0,98

Zonguldak

13.01.2026

  • İMSAK 06:40
  • GÜNEŞ 08:11
  • ÖĞLE 13:06
  • İKİNDİ 15:30
  • AKŞAM 17:52
  • YATSI 19:18
İŞKUR’dan Engelli ve Eski Hükümlü Girişimcilere 735 Bin TL’ye Kadar Hibe Desteği İŞKUR’dan Engelli ve Eski Hükümlü Girişimcilere 735 Bin TL’ye Kadar Hibe Desteği
AKSARAY BELEDİYESİ’NDEN TOTEM VE TABELALARA SIKI DENETİM AKSARAY’DA 2025 YILINDA 62 İZİNSİZ TOTEM VE REKLAM TABELASI KALDIRILDI
Değişim İradesi Sandığa Yansıdı: Aksaray Esnaf Odası’nda Yeni Dönem Değişim İradesi Sandığa Yansıdı: Aksaray Esnaf Odası’nda Yeni Dönem
Aksaray Esnaf Odası’nda tarihi değişim: Başkanlık koltuğu Hanifi Emre Güler’in Aksaray Esnaf Odası’nda tarihi değişim: Başkanlık koltuğu Hanifi Emre Güler’in
Aksaray Tarım Platformu’ndan Gazetecilere Anlamlı Buluşma Aksaray Tarım Platformu’ndan Gazetecilere Anlamlı Buluşma
Hüseyin Çakmak: “Bu Rakam Gençliğe Reva Görülen Sefalettir” Hüseyin Çakmak: “Bu Rakam Gençliğe Reva Görülen Sefalettir”
Başkan Dinçer, Basınla 10 Ocak’ta Buluştu; 2025 Projelerini Anlattı Başkan Dinçer, Basınla 10 Ocak’ta Buluştu; 2025 Projelerini Anlattı
TİGAD Genel Başkanı Geçgel’den 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde de medyayı bitiren tasarruf tedbirlerine tepki “Tasarruf Tedbirleri Anadolu Medyasını Bitiriyor” TİGAD Genel Başkanı Geçgel’den 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde de medyayı bitiren tasarruf tedbirlerine tepki “Tasarruf Tedbirleri Anadolu Medyasını Bitiriyor”
Aksaray'ın Sarıyahşi ilçesinde Uyuşturucu Operasyonu: 1 Tutuklama Aksaray'ın Sarıyahşi ilçesinde Uyuşturucu Operasyonu: 1 Tutuklama
Gurbetteki Doçent hemşerimiz Aksaray’ı öğrenip çocuklarınada anlatacak! Gurbetteki Doçent hemşerimiz Aksaray’ı öğrenip çocuklarınada anlatacak!
AKSARAY BELEDİYESİ 2025 YILINDA SİGARA İZMARİTİ VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNE KARŞI SIKI DENETİMLER GERÇEKLEŞTİRDİ SİGARA İZMARİTİ VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNE 578 BİN 467 TL CEZA KESİLDİ
Vali Mehmet Ali Kumbuzoğlu; “Kaleminiz güçlü, sözünüze itibar olunsun” Vali Mehmet Ali Kumbuzoğlu ;“Kaleminiz güçlü, sözünüze itibar olunsun”
ASÜ İletişim Fakültesi Dekanlığına Prof. Dr. Veysel Çakmak Atandı ASÜ İletişim Fakültesi Dekanlığına Prof. Dr. Veysel Çakmak Atandı
Aksaray’da Şiddetli Rüzgâr Can Aldı: Restoran Çatısı Altında Kalan Kadın Hayatını Kaybetti Aksaray’da Şiddetli Rüzgâr Can Aldı: Restoran Çatısı Altında Kalan Kadın Hayatını Kaybetti
Gurbetteki Doçent hemşerimiz Aksaray’ı öğrenip çocuklarına da anlatacak! Gurbetteki Doçent hemşerimiz Aksaray’ı öğrenip çocuklarına da anlatacak!