Bazen bir gece, bin geceden daha değerlidir… İnsan ömrü kısa olabilir ama bazı anlar vardır ki, bir ömre bedeldir.
İşte Kadir Gecesi, tam da böyle bir gecedir
. Kalplerin yumuşadığı, duaların göğe yükseldiği, insanın kendisiyle yüzleştiği mübarek bir zaman dilimi…
Kimi zaman hayatın telaşı içinde kırdığımız kalpleri fark etmeyiz.
Bazen bir yetimin gözyaşı, bazen bir garibin sessizliği içimizi sızlatır ama gündelik koşuşturmada o sesi duyamayız.
Kadir Gecesi, bize durup düşünmemiz için verilen ilahi bir fırsattır.
Kalbimizi temizlemek, gönlümüzü arındırmak ve yeniden insan olmanın değerini hatırlamak için…
Bu gece sadece ibadet edilen bir gece değildir; aynı zamanda merhametin, paylaşmanın ve affetmenin gecesidir.
Çünkü insanın en büyük zenginliği, başkasının kalbine dokunabilmesidir. Bir yetimin başını okşamak, bir yoksulun kapısını çalmak, bir kırgın gönlü onarmak
… Belki de bu gecenin en büyük duası budur.
Unutmayalım ki; bir toplumun gücü, en zayıfına gösterdiği şefkatle ölçülür
. Kadir Gecesi bize bunu hatırlatır.
Kapımızı çalan ihtiyaç sahibine “yok” dememeyi, soframızdaki ekmeği paylaşmayı, kırgınlıkları bir kenara bırakmayı öğretir.
Belki de bu gece, yıllardır aramadığımız bir büyüğü aramanın gecesidir. Belki bir dosttan özür dilemenin…
Belki de içimizde biriktirdiğimiz kırgınlıkları affetmenin…
Çünkü affetmek, insanın ruhunu hafifleten en büyük ibadettir.
Kadir Gecesi; karanlığın içinden doğan bir umut gibidir. Bir dua kadar samimi, bir gözyaşı kadar içtendir
. O yüzden bu gece ellerimizi semaya açarken sadece kendimiz için değil; savaşların bittiği, çocukların ağlamadığı, insanların birbirine merhametle baktığı bir dünya için de dua edelim.
Kim bilir… Belki de bir kalbin değişmesiyle dünyada çok şey değişir.
Unutmayalım;
Bir geceyi ihya eden, belki de bir ömrü kurtarır.
Kadir Gecemiz mübarek olsun.




