Takvimler 6 Şubat 2023’ü gösterdiğinde, sabahın henüz karanlığında sadece yer sarsılmadı… Vicdanlarımız, umutlarımız, hayallerimiz de enkaz altında kaldı. Kahramanmaraş merkezli, 7.6 ve 7.7 büyüklüğündeki iki büyük deprem; 11 ilimizi, milyonlarca hayatı ve bir milletin ortak hafızasını derinden yaraladı.
O sabah, bir çocuk annesine ulaşamadı.
Bir baba evladının sesini duyamadı. Bir anne, enkaz başında dua ile umut arasında bekledi. Betonlar yıkıldı ama en çok yürekler çöktü. Kimi uykusunda yakalandı felakete, kimi soğukta, kimi çaresizlikte…
Ve binlerce insan, hayata veda etti.
Deprem sadece binaları yıkmadı. Aynı sofrada oturulan aileleri ayırdı, aynı sokakta büyüyen çocukları hayattan kopardı. Bir gecede yetim kalan bebekler, evladını toprağa veren anne-babalar, bir daha “eski günler”e dönemeyecek olan şehirler bıraktı geride.
Ama biz bir milletiz…
Acıyı da, umudu da birlikte taşırız.
O gün Türkiye tek yürek oldu. Yardım kolileri, dualar, gözyaşları, umut taşıyan eller aynı noktada buluştu.
Enkaz altından çıkarılan her can, hepimizin nefesi oldu.
Bugün üzerinden zaman geçti diye bu acıyı unutmaya hakkımız yok. Çünkü unutmak, kaybettiklerimize ihanet olur.
Duyarsızlık, bir gün hepimizin kapısını çalabilecek felaketlere davetiye çıkarır.
Daha sağlam şehirler için, daha bilinçli bir toplum için, daha fazla empati için sorumluyuz.
Deprem bölgesindeki bir çocuğun hâlâ eksik olan oyuncağı, bir annenin hâlâ dinmeyen gözyaşı, bir babanın hâlâ yarım kalan duası var.
6 Şubat, sadece bir tarih değil…
Bir hatırlatma.
Bir vicdan çağrısı.
Gelip geçen değil, unutulmaması gereken bir acı.
Rabbim hayatını kaybedenlere rahmet eylesin, geride kalanlara sabır versin.
Ve bize, insan kalabilmeyi nasip etsin.

